/ɡø.ˈnyɫ/
OriginOsmanlı Türkçesi گوڭل (göŋül) sözcüğünden devralındı, Eski Türkçe 𐰚𐰇𐰭𐰠 (köŋül) sözcüğünden.
- (mecaz) arzu, istek
- sevgi, istek, düşünüş, anma, hatır vb. kalpte oluşan duyguların kaynağı
“Gönüllerin birbirine kaynaştığı o günler millî bayramlarımızdan biriydi.”
Formsgönlü(accusative) · gönüller(plural) · gönül(singular, nominative) · gönüller(plural, nominative) · gönlü(singular, accusative) · gönülleri(plural, accusative) · gönle(singular, dative) · gönüllere(plural, dative) · gönülde(singular, locative) · gönüllerde(plural, locative) · gönülden(singular, ablative) · gönüllerden(plural, ablative) · gönlün(singular, genitive) · gönüllerin(plural, genitive) · gönlüm(possessive, singular, first-person, nominative) · gönüllerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · gönlümü(possessive, singular, first-person, accusative) · gönüllerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · gönlüme(possessive, singular, first-person, dative) · gönüllerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)