/nokˈtɑ/
KökenOsmanlı Türkçesi نقطه, o da Arapça نُقْطَة (nuḳṭa) sözcüğünden gelmektedir.
- Biçimi kalemin kâğıda bir defa dokunması ile meydana gelen ben gibi ufak şekil.
- Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret.
- yer.
- Konu, konu ile ilgili önemli bölüm.
- Nöbetçi bulunan yer.
- nöbetçi.
- metaphoricaşama.
- Yazıda cümlenin veya küçük harfle yapılan kısaltmaların sonunda, sıra gösteren sayılardan sonra, tarih yazarken gün, ay ve yıl bildiren rakamların arasına, sayı basamaklarını belirlemek için kullanılan noktalama işareti (.).
- Hiçbir boyutu olmayan işaret.
- orta nokta.
Biçimlernoktayı(accusative) · noktalar(plural) · nokta(singular, nominative) · noktalar(plural, nominative) · noktayı(singular, accusative) · noktaları(plural, accusative) · noktaya(singular, dative) · noktalara(plural, dative) · noktada(singular, locative) · noktalarda(plural, locative) · noktadan(singular, ablative) · noktalardan(plural, ablative) · noktanın(singular, genitive) · noktaların(plural, genitive) · noktam(possessive, singular, nominative) · noktalarım(possessive, plural, nominative) · noktamı(possessive, singular, accusative) · noktalarımı(possessive, plural, accusative) · noktama(possessive, singular, dative) · noktalarıma(possessive, plural, dative)