teˈkeɾ, tekeɾˈleɾ
- tekerlek
“Araba tekeri. Makine tekeri.”
- ince ve çapı oldukça tekerlek biçiminde parça
- bir gök cisminin daire biçiminde görünen yüzeyi
- cismin gökyüzü üzerindeki iz düşümü
- dialectalbisiklet
- tekerlek biçimde olan
“Bir teker peynir.”
“Bir teker peyniri ne kadar ucuza almışsın”
- Bir soyadı. Değer, kıymet
- Bir soyadı. Çevre, yöre, daire
- Bir soyadı. Saldırgan, mütecaviz
Biçimlertekeri(accusative) · tekerler(plural) · Teker'i(accusative)