/jaː.ˈcut./
KökenOsmanlı Türkçesi ياقوت, Arapça يَاقُوت (yāḳūt).
- pembe veya erguvan tonları ile karışık koyu kırmızı renkte, saydam bir korindon türü olan değerli taş
“Sanılanın aksine yakutla lazer yapımı çok kolay olmamıştır.”
- Rusya Federasyonu’na bağlı Yakutistan Özerk Cumhuriyeti’nde yaşayan Türk halkı bu halkın soyundan olan kimse; Saha.
- Bu taştan yapılmış veya bu taşla süslenmiş.
Biçimleryakutu(accusative) · yakutlar(plural) · yakut(singular, nominative) · yakutlar(plural, nominative) · yakutu(singular, accusative) · yakutları(plural, accusative) · yakuta(singular, dative) · yakutlara(plural, dative) · yakutta(singular, locative) · yakutlarda(plural, locative) · yakuttan(singular, ablative) · yakutlardan(plural, ablative) · yakutun(singular, genitive) · yakutların(plural, genitive) · yakutum(possessive, singular, first-person, nominative) · yakutlarım(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · yakutumu(possessive, singular, first-person, accusative) · yakutlarımı(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · yakutuma(possessive, singular, first-person, dative) · yakutlarıma(possessive, plural, first-person, singular, dative)