/bøˈd͡ʒɛc/
KökenOsmanlı Türkçesi بوجك (böcek) sözcüğünden devralındı, Ana Türkçe *bȫgček sözcüğünden devralındı. Morfolojik olarak: böğ + -cik şeklinde analiz edilebilir.
- Eklem bacaklıların, altı bacaklı, çoğu kanatlı ve vücutları baş, göğüs, karın olarak eklemlerden oluşmuş hayvan sınıfı; haşere, böce, böcü.
- Istakoza benzer, uzunluğu 30-40 santimetre kadar olan, sarı renkli, kısa kıskaçlı, yenilen bir deniz hayvanı.
- Istakoz ve karides sepeti çekmeye yarayan, ince demirden çapa.
- dialectalKelebek, kurt ve tırtılın dışında kalan küçük hayvancıklar.
- dinleme cihazı
- Cep telefonu, bilgisayar vb.ne yüklenen casus yazılım.
- gizli kamera
- metaphoricUfak tefek, esmer kimseler için söylenen sevgi sözü.
- Yazılım ve bilgisayar sistemlerinde karşılaşılan hatalar ve işlev bozuklukları.
- Osmanlı Dönemi’nde suçluları yakalamada muhbir olarak kullanılan tövbekâr hırsız veya yankesici.
Biçimlerböceği(accusative) · böcekler(plural)