/by.ˈjyc/
OriginOsmanlı Türkçesi بويوك, Eski Türkçe 𐰋𐰇𐰘𐰜 (b²üy²k̥).
- Boyutları, benzerlerinden daha fazla olan (somut nesne); cesim, makro, küçük karşıtı.
- Çok, ortalamayı aşan (soyut kavram).
- Niceliği çok olan:
- Nitelikleri bakımından başkalarından ayırt edilecek kadar üstün olan; muhteşem.
- Yaşı ilerlemiş, belli bir yaşa gelmiş:
- Gücü, kudreti çok olan:
- (mecaz) Önemli olan:
- Dışkı
- (mecaz) Makam, rütbe, derece bakımından daha üst olan kimse.
Formsdaha büyük(comparative) · en büyük(superlative) · büyüğü(accusative) · büyükler(plural) · büyük(singular, nominative) · büyükler(plural, nominative) · büyüğü(singular, accusative) · büyükleri(plural, accusative) · büyüğe(singular, dative) · büyüklere(plural, dative) · büyükte(singular, locative) · büyüklerde(plural, locative) · büyükten(singular, ablative) · büyüklerden(plural, ablative) · büyüğün(singular, genitive) · büyüklerin(plural, genitive) · büyüğüm(possessive, singular, first-person, nominative) · büyüklerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · büyüğümü(possessive, singular, first-person, accusative) · büyüklerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative)