- kişi tarafından bir varlığa verilen desteğin çekilmesi veya tamamıyla bırakılması
“Bu gidişe firar denilmez, kurtuluşa gidiyoruz.”
- bir sanık, tutuklu veya hükümlünün gözcülerin elinden kurtulması
“Bu ikinci firar teşebbüsünden sonra kendim de pişman oldum.”
Biçimlerfirarı(accusative) · firarlar(plural)