[jɛ.ˈmɛc]
KökenOsmanlı Türkçesi یمك (yemek) sözcüğünden devralındı, o da Ana Türkçe *jē- (“yemek”, eylem) sözcüğünden, aşağıdaki köken 2'ye bakın}}.
- karın doyurma, yemek yeme işi
“Yemekten sonra gocuğuna sarar, yatırırdı beni.”
- yenmek için pişirilip hazırlanmış yiyecek; ekmek, taam
- günün belli saatlerinde yenilen gıda
- misafirlere yiyecek verilerek yapılan ağırlama
“Pek protokolcü olduğu için yemek sessiz geçiyordu.”
- ağızda çiğneyerek yutmak, taam etmek, yemek
“Adam o kadar çabuk yiyor ki, hizmetçi ekmek yetiştiremiyor.”
- aşındırmak, delmek, kemirmek, oymak
“Neclâ, onun böyle kendinden geçercesine çalıştığını gördükçe üzüntüden tırnaklarını yiyor.”
- ısırmak
“Sivrisinekler çocuğun kollarını yemiş.”
- hoşa gitmeyen kötü bir vaziyete düşmek, tutulmak
- hakkı olmayan ve kendisine yasak edilmiş bulunan bir şeyi kabul etmek
“Haram yemek ne kötü şey.”
“Rüşvet yemeyi alışkanlık hâline getirmişlerdi.”
- birine alacağını vermemek, ödememek
“Bu adam yüz bin liramı yedi.”
- bitirmek, harcamak, tüketmek
“Mirası sen yedin, zahmeti ben çekiyorum diye latife ediyordu.”
- gücünü kırmak, mahvetmek, perişan etmek
- slangkandırmak
- başkasının parasını harcamak
“Dalkavuklar çok parasını yemişler.”
- harcanmak, kullanılmak, sarf edilmek
“Yapımına başlanan bu yapı günde beş ton çimento yiyor.”
- kanunî yoldan cezalandırılmak
- sürekli üzmek, tedirgin etmek
Biçimleryemeği(accusative) · yemekler(plural) · yemek(singular, nominative) · yemekler(plural, nominative) · yemeği(singular, accusative) · yemekleri(plural, accusative) · yemeğe(singular, dative) · yemeklere(plural, dative) · yemekte(singular, locative) · yemeklerde(plural, locative) · yemekten(singular, ablative) · yemeklerden(plural, ablative) · yemeğin(singular, genitive) · yemeklerin(plural, genitive) · yemeğim(possessive, singular, first-person, nominative) · yemeklerim(possessive, plural, first-person, singular, nominative) · yemeğimi(possessive, singular, first-person, accusative) · yemeklerimi(possessive, plural, first-person, singular, accusative) · yemeğime(possessive, singular, first-person, dative) · yemeklerime(possessive, plural, first-person, singular, dative)